Boşanma Sürecine Aile Danışmanı Desteği Şart


Boşanma Sürecine Aile Danışmanı Desteği Şart

Aile Üyeleri Boşanmaya Hazırlıklı Olmalı

Küçük bir çocuğun tek istediği anne babasının yanında olmasıdır. Anne babasının huzurlu ve mutlu olmasıdır. Bir arada olmasıdır. Hem annesi hem babası ona iyi davransın, onu sevsin ve yanında olsun ister.  Ailesinin yanında güvende olurlar çocuklar. Asla ayrılmalarını istemez onların. Ancak ufukta bir ayrılık-boşanma görünüyorsa,  bu süreci siz ve çocuğunuz kolay ve hasarsız nasıl bir şekilde nasıl atlatabileceğinizi bilmeniz gerekir. İşi şansa bırakamazsınız.  Ayrılık sürecinde yaşayabileceğiniz sorunlar için hiçbir zaman yardım almaktan çekinmemelisiniz. Aile danışmanı, evlilik terapisti, psikolojik danışman, psikolog uzmanlık alanlarına göre size gerekli desteği sağlayabilirler.

Evlilik kolay kurulan bir ilişki değil ki kolayca hiç etkilenmeden yıkılabilsin. Aile bireylerini özellikle en çok da çocukları etkiler boşanmalar. Severek özenle yaptığınız, inşa ettiğiniz bir binayı, düşünün terk etmek ve yıkmak zorundasınız. Ancak dikkat edin binayı yıkılmadan terk etmelisiniz. Yoksa altında kalanları iyi koruyamazsınız. Özellikle de çocuklarınızı.

Ayrılık, boşanma kaçınılmaz olduysa, dünyanın sonu değil, ancak çocuklarınıza bir enkaz bırakmak zorunda da değilsiniz. Onları en az zarar göreceği biçimde bir ayrılık ayarlayabilirsiniz. Bunu yapmanın belli başlı yolları var. Sağlıklı bir evliliği kurmanın yolları aile danışma merkezi, psikolojik danışma, ailelere psikolojik yardım hizmeti le sağlandığı gibi ayrılırken de Antalya psikologları sizlere sağlıklı ayrılabilmenin yollarını öğretir.

Sağlıklı Boşanmanın 10 Altın Kuralı 

  1. Boşanmayı ve boşanma ile ilgili bilgilendirmeyi anne-baba olarak birlikte yapın. Asla bu görevi biriniz tek başınıza üstlenmeyin. Bu görev çok zor ve ifadesi o kadar zordur. Bu paylaşımı anne-babalar, genellikle çocuğa sunmaktan kaçınırlar. Bir çok ebeveyn hiç söz etmez bu süreçten. Çocuklar adeta boşanmayı tahmin ve yorumlarla anlamak zorunda bırakılırlar bu ailelerde. Bu onlarda onulmaz yaralar açıyor maalesef. Hiç kimse yavrusunun acı çekmesini istemez değil mi? Çocuğunuz olup bitenleri bilmeye hakkının olduğunu unutmamalısınız.
  2. Yaşanılan sorun anne-baba arasındaki bir sorundur. Asla çocuk bu sorunun bir nedeni olmadığını iyice anlatılmalıdır. Buna ne kadar çok inanırsa ayrılığı o kadar kolay atlatacaktır çocuk. Çocuklar için tek suçlu-sorunlu vardır: o da kendileri……. Bütün çocuklar böyle düşünürler. Yetişkinler gibi düşünmüyorlar. Sanki annesinin ayrılması kendi suçuymuş gibi kabul eder ve buna inanma eğiliminde olurlar.
  3. Çocuğunuza ayrılıkla birlikte neler yaşayacağını çok iyi anlatın. Çünkü o gelecekte neler olacağını merak eder. Boşanma onun için bir belirsizlik ve bu belirsizlik de onu müthiş kaygılandırır maalesef. “Çocuğum biz birbirimizden ayrılıyoruz, ama senden asla ayrılmayacağız. Sen bizim sonsuza kadar evladımız olarak kalacaksın.” İnancını çok iyi aşılamalısınız. “Bizim ayrılığımız evlilikle ilgili. Biz bir arada yaşamamaya karar verdik. Bu gayet normal.  Biz senin anne baban olarak kalacak, sen de bizim biricik yavrumuz. Hiçbir zaman seni yalnız bırakmayacağız, senin her şeyinle boşanmadan önceki gibi biz ilgileneceğiz.”
  4. Boşanma, çocuk için inanılmaz güç bir süreçtir. Asla ona yeni bir güç durum yaratmayın. Boşanma sürecinde okulunu değiştirmek, bir başka eve taşımak gibi değişimleri mümkün olduğunca erteleyin. Önce boşanmayı bir sindirsin, başka değişimler ertelensin. Daha başka radikal değişikliklerden kaçınmalısınız. Oysa bir çok anne baba boşanmayı yaşamını değiştirme, yeniden bir hayata başlama olarak kabul ediyor. Bu algı onların yanlış davranmasına neden oluyor. Çocuğun algısı maalesef öyle olmuyor. Boşanmanın ardından yeni bir ilişki belki de yeniden evlenmek gibi kararlar almak isteyebilirsiniz. Ancak çocuğunuzun algısına göre de davranmalısınız. Beklemelisiniz bir süre. En az bir yıl geçmeli yeni bir birlikteliğe başlamak için.  Çocuk zaten ayrılığa tahammülde zorlanırken, tutup bir de onu yeni birine katlanmak zorunda bırakmamalısınız. Her çocuk bunu kaldıramayabilir.
  5. Çocuğunuzun yaşamında var olan düzen, istikrar olduğu gibi devam etmeli. Bunu değiştirmeye kalkmayalım. O güne kadar yaşadığı evde kalmalı örneğin. Evden kim uzaklaşacaksa o gitmeli, çocuk yerinde kalmalı. Eğer uzaklaşacaksa da çocuk mümkün oldukça kademeli bir şekilde gerçekleşmeli.  Çocuğa duruma alışması için sürece yaymalısınız. Örneğin haftada 1-2 gün gideceği yeni yere, diğer günler eski yerinde olacak şekilde devam etmelisiniz.
  6. Anne-baba olarak çocuğunuz gibi sizin de kafanız karışacak, zaman zaman ne yapacağınıza karar veremez halde bulacaksınız kendinizi. Bu durumda profesyonel bir yardım almanız son derece hem size hem çocuğunuza çok yarar sağlayacaktır. Yukarda bahsettiğimiz davranış ve tutumları sergilemek ancak sizinde aklıselim bir ruh haline sahip olmanızı gerektirir. Depresif, mutsuz, umutsuz acıdan kıvranan birisi değil çocuğuna kendisine bile bir şey anlatamaz durumdadır.
  7. Boşanma sonrası geçirilecek olan yaşama önemle dikkat etmeniz gerekecektir. Artık hassas bir araziye girmiş bulunmaktasınız ve her an her yerde çocuğunuzun ruhundaki bir mayını patlatabilirsiniz. Asla ona terk edilmişlik hissi yaşatmayın. Bu mayın o derece tahrip gücü yüksektir ki bir ömür bu mayının yarasını ruhunda taşımak zorunda kalır. Asla onun yaşamından tamamen çıkmaya kalkmayın, annelik-babalıktan emekli olamazsınız. Çocuk nerde kalırsa kalsın, kiminle kalırsa kalsın, her ikiniz de hayattınız boyunca onunla bağlantınızı asla kaybetmemelisiniz.
  8. Çocuğunuza taraf tutturmayın. Birçok boşanan anne-baba, bu yolu denerler. Eşlerden biri çocuğunun diğerini suçlu ve kötü, kendinin haklı, masum olduğuna inanmasını ister. Hiçbir zaman unutmayın bu kötülediğiniz taraf bir zaman sevdiğiniz, yaşamınızı paylaştığınız kişiydi.
  9. Artık ayrıldınız, eşinizi bir daha görmek istemeyebilirsiniz, ama çocuğunuzun annesi-babası olması gerçeğini asla değiştiremezsiniz. Onun annesi babası asla kötülenmemelidir. Bundan hiçbir çocuk hoşlanmaz, duymak istemez babasının ananesinin kötü, yanlış bir insan olduğunu; bunu söyleyen kendi anne-babası olsa da.
  10. Yapmanız gereken her ikinizin de bir birinizi çocuğunuza övmenizdir. “Çok iyi bir baban var, annen var, iyi bir anne-baba olmaya çalışıyor. “  gibi. Bunu işiten çocuk, asla kendini suçlamaz, suçluyorsa da bundan vaz geçer, ayrılmanın kendi suçu, sorumluluğu olduğunu artık düşünmez.

Evlilik bir müessesedir, kurulması, sürdürülmesi özen, hoşgörü dikkat ister. Çiftlerin bütün farklılıklara rağmen bir arada yaşamaları ne kadar zorsa, maalesef sonlanacak bir evliliği de sağlıklı, bir yetişkin gibi sonlandırabilmek de o kadar yürek ve çaba gerektirir. Dileğimiz her aile yıkılmadan ayakta kalabilsin, evlilik sürerken ve parçalanma sürecinde de aile üyeleri psikolojik yardım almaktan çekinmesin.

 

Ali Bıçak
Uzman Klinik Psikolog
Psikoterapist
Antalya Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık
www.alibicak.com
0242 742 66 42

05324570574

Antalya Psikolog